Sağlık

Kolajen kullanmanın etkileri

 Kolajen kullanımında istenmeyen etkilerin oluşabileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanları, beklenmedik sonuçlarla karşılaşmamak için mutlaka bir uzman tarafından yönlendirilmek gerektiğini söylüyorlar. Özellikle takviye kolajenlere dikkat etmek gerektiğini anlatan uzmanlar, deniz ürünlerine, sığır-tavuk etine alerjisi olanlar ve diyabet hastalarının doktor tavsiyesi olmadan kolajen kullanmak gibi bir hataya düşmemeleri gerektiğinin altını çiziyorlar.

 İnsan vücudu için önemli bir yapı taşı olduğu bilinen, cildin daha nemli, gergin ve yumuşak olmasını sağladığı düşünülen kolajen hakkında Dermatoloji Uzmanları çeşitli açıklamalarda bulunuyorlar. Deri, kemik, eklem, tendon ve kaslarda bulunan kolajenin görevinin vücudumuzda destek görevi gören bağ dokusunu güçlendirmek ve böylece vücut bütünlüğünü korumaktır. İnsan sağlığı için bu kadar önemli olan kolajenin kullanımı için öncelikle bir doktor tavsiyesi alınması gerekiyor.

“KOLAJEN TAKVİYESİ, YAŞLANMA BELİRTİLERİNİ HAFİFLETİYOR”

 Kolajen takviyelerinde, kolajen içeriğinin tercihen 10 gram veya en az 5 gram olması gerektiğine değinen uzmanlar, kolajen sentezine destek olması açısından alınan takviyenin bakır, çinko, C vitamini içermesinin ise takviyenin etkinliğini artırdığını ifade ediyorlar. İnsan derisinin 3 tabakaya ayrıldığını ve orta tabakası olan dermisinin yoğun miktarda kolajen içerdiğini belirten uzmanlar, cildin güçlenmesini, ve elastik olmasını etkileyen önemli faktörlerin başında kolajenin geldiği belirtiyorlar.

 Yaşlandıkça kolajen üretiminin azaldığını ve özellikle 20 yaşından sonra her yıl yaklaşık yüzde 1’inin kaybedildiğini kaydeden Dermatoloji Uzmanları, “Zamanla cilt elastikiyetini yitirir, ciltte kuruma, sarkma, kırışıklıklar, güneş lekeleri, ince cilt ve kırılgan tırnaklar ortaya çıkar. Kolajen takviyesi ile bu yaşlanma belirtilerini hafifletmek mümkündür. Deride en çok tip 1 ve tip 3 kolajen bulunur. Bu nedenle saç ve tırnaklarınızın bütünlüğü için onları desteklerken de tip 1 ve tip 3 kolajen karışımlarını kullanmakta fayda var” diyorlar. Uzmanlar, kolajen takviyesinin düzenli kullanıldığında daha etkili olduğunu ifade ederek, deri yaşlanmasında azalma, deri elastisitesinde artış, hidrasyon (su tutma), dermal kolajen yoğunluğunda artış sağladığını işaret ediyorlar.

“KOLAJENİN SIVI FORMLARI DAHA ETKİLİ”

 Kolajen takviyelerinin tablet, kapsül, toz, likit ve bar şeklinde farklı şekilleri olduğunu belirten uzmanlar, kolajenin en etkili olduğu formun sıvı hali olduğunu belirtiyorlar. “Kolajen ağızdan alındığında bağırsaklarda yapı taşlarına yani aminoasitlere ayrılır ve aminoasit olarak kana karışır. Daha etkili olabilmesi, bağırsaklardan daha iyi emilebilmesi için kolajenin biraz daha parçalanmış hali olan hidrolize kolajen tercih edilmelidir. Sıvı formları bu nedenle daha etkilidir” diyorlar.

ALERJİSİ OLANLAR DİKKAT!

 Uzmanlar, kolajen takviyesinin genellikle güvenli olduğu ve bildirilmiş bir yan etkisi olmadığını belirterek yine de kullanmadan önce mutlaka bir doktora danışılması gerektiğini vurguluyorlar. Takviyedeki kolajenin kaynağı balık, tavuk veya sığır olabilmektedir. Balık kaynaklı kolajen içerenler sıklıkla önerilmektedir. Balıktan elde edilen kolajen daha küçük moleküler boyuttadır ve bu nedenle bağırsaklardan daha iyi emilir. Deniz ürünlerine, sığır-tavuk etine alerjisi olanlar ve diyabet hastaları da bu ürünler nedeniyle istenmeyen etkilerle karşılaşabilmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.